Stres Nedir ve Neden Herkes İçin Farklıdır?

Önemli bir sınav öncesinde karnınız ağrır, mülakat anında kaslarınız gerilir, gelecekle ilgili düşüncelere daldığınızda göğsünüze bir ağırlık oturur. Tüm bunlar ve çok daha fazlası neden yaşanır ve bunları önlemek mümkün müdür? Neden benzer olayları yaşamasına rağmen insanlar aynı derecede stresli hissetmezler? Gündelik yaşamda ve hayatın önemli zamanlarında hatta şu an siz bu yazıyı okurken hayatınızda olan bir kavramdır, “stres”. Stresin hayatınızdaki olası olumsuz etkilerini en aza indirebilmek, stresi daha etkili şekilde yönetebilmek için öncelikle bu kavramın ne olduğunu anlamak ve stresi tanımak gerekir.


Stres çok eski zamanlardan beri vardır ve insanları fizyolojik, psikolojik, bilişsel ve sosyal olarak etkilemektedir. Her insan hayatının farklı döneminde farklı seviyede stres verici yaşam olayları ile karşılaşmıştır ve karşılaşacaktır. İçinde bulunulan duruma göre stresi yönetebilmek insanların hayat kalitesini ve sağlıklı olma durumunu olumlu yönde etkilemektedir.


Stres nedir?

Stres, insan-çevre etkileşiminde kişinin uyumunu tehlikeye düşüren ve mevcut kaynaklarını zorlayan çevre olaylarıdır (Folkman, Lazarus, ve ark., 1986). Kişinin başa çıkma becerileri bu stres verici olay karşında yetersiz kalmaktadır. Stres iyi stres ve kötü stres olarak ikiye ayrılmaktadır. İyi stres, kişinin gelişimi ve değişime ayak uydurabilmesi için gereklidir. Kötü stres, kişinin becerilerini aşan ve kişide zorlanma yaratan olaylardır (Gençöz, 1998). Önemli olan kişinin optimal düzeyde stres yaşamasıdır. Optimal düzeyde stres, performansta ve yeterlilikte artış sağlamaktadır. Stresin optimal düzeyden fazla olması kişide rahatsızlık yaratan stres seviyesine neden olmaktadır (Akman, 2004).


Stresin Birincil ve İkincil Değerlendirilmesi


Bilişsel modele göre bir durumun stres verici olarak tanımlanması kişinin durumu nasıl algıladığı ile yankından ilgilidir. Bu nedenle aynı olaylar karşısında bile bireyler farklı yoğunlukta ve farklı şekillerde stres yaşar.


Kişiler iki temel değerlendirme süreci deneyimler. Bunlardan ilki, birincil değerlendirme sürecidir. Bu süreçte kişi olayın kendisi için önemini değerlendirir. Örneğin okulunu değiştirmek zorunda kalan biri bu olayı yeni arkadaşlarla tanışma fırsatı olarak değerlendirirse daha az stres yaşar ve bu durumda kişinin karnında sancılar oluşmaz. Aynı kişi bu yeni okul ortamında dışlanacağını düşünürse daha fazla stres yaşar ve olay kişi için artık bir tehdit oluşturur.


Kişinin birincil değerlendirmesi sonucu olay tehdit olarak algılanırsa ikincil değerlendirme süreci başlar. Bu aşamada kişi var olan baş etme becerilerinin, kaynaklarının olay için yeterli olup olmadığını değerlendirir. Kişi kaynaklarının yeterli olduğuna karar verirse olay yönetilebilir bir hal alır. Fakat kaynaklarının yetersiz olduğuna karar verirse olay artık kişide stres tepkisine neden olur (Akman, 2004).


Özetle stres, kişinin kaynaklarını aşan, baş etme becerilerinin yetmediği olaylara verdiği tepkidir. Bir olayın stres verici olarak algılanması stresin yoğunluğuna, süresine ve sebep olduğu tehdit durumuna göre değişmektedir. Bütün bu özellikler ise kişiden kişiye değişmektedir.


Kaynakça


Akman, S. (2004). Stresin nedenleri ve açıklayıcı kuramlar. Türk Psikoloji Bülteni Sayı: 34-35, Eylül-Aralık.


Folkman, S., Lazarus, R.S., Dunkel-Schetter, C. Delongis, A., Gruen, R.J. (1986). Dynamics of a stressful encounter: Cognitive appraisal, coping and enconter outcomes. Journal of Personality and Social Psychology, 50, 992-1003.


Gençöz, F. (1998). Uyum Psikolojisi. Kriz Dergisi, 6(2), 1-7

7 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör